İçeriğe geç
Sivas Basın
Şaşırtıcı Bilgiler

Buzullar: Katı Ama Akan Devasa Su Depoları

Buzul hareketsiz bir buz kütlesi değil, yavaşça akan bir nehirdir. Nasıl oluştuklarını, arazileri nasıl şekillendirdiklerini ve neden birer arşiv olduklarını inceledik.

Berkay Soylu 4 dk okuma

Buzul denince akla genellikle donmuş, hareketsiz bir manzara gelir. Oysa buzulun tanımı tam tersini söyler: buzul, akan bir buz kütlesidir. Yavaş akar, bazen yılda birkaç metre, bazen çok daha hızlı; ama sürekli hareket hâlindedir. Ve bu ağır ağır süren hareket, yeryüzünün bugünkü şeklini belirleyen en güçlü kuvvetlerden biri olmuştur.

Bir buzulun oluşması için tek koşul soğuk değildir. Asıl koşul, kışın yağan karın yazın tamamen erimemesidir. Yıldan yıla artan kar katmanları birikir, alttaki kar üstteki ağırlık altında sıkışır, içindeki hava boşlukları kapanır ve kar önce taneli bir yapıya, sonra da yoğun buza dönüşür. Kalınlık belli bir eşiği aştığında buz kendi ağırlığı altında akmaya başlar.

Katı bir madde nasıl akar

Buz katıdır ama kırılgan bir katı değildir. Yeterince kalın bir kütlenin derinliklerinde, üstündeki ağırlığın basıncı altında buz kristalleri birbirinin üzerinden kayabilir. Bu, çok yavaş bir plastik akıştır. Üst katmanlar ise basınç altında olmadığı için kırılgan davranır; işte buzulların yüzeyindeki derin yarıklar buradan doğar. Alt kısım akarken üst kısım çatlar.

Bu iki farklı davranış, buzulun aynı anda hem esnek hem kırılgan görünmesine yol açar. Yüzeydeki yarıkların derinliği genellikle belli bir seviyeye kadar iner; o seviyenin altında basınç yeterince yükseldiği için buz artık çatlamak yerine akmayı tercih eder. Bir buzulun kesiti bu yüzden iki katmanlı düşünülür: üstte çatlayan bir kabuk, altta sessizce akan bir gövde.

Buna bir de tabandaki kayma eklenir. Buzulun altındaki basınç ve sürtünme, taban buzunun ince bir kısmını eritir; oluşan su filmi buzulun kaya üzerinde kaymasını kolaylaştırır. Bir buzulun ne kadar hızlı ilerlediği çoğu zaman tabanında ne kadar su bulunduğuna bağlıdır. Bu yüzden aynı buzul, mevsime göre farklı hızlarda hareket edebilir.

Manzarayı oyan alet

Buzullar hareket ederken altlarındaki kayaları koparır, taşır ve öğütür. Bu yüzden buzulların geçtiği vadiler, akarsuların açtığı vadilerden farklı bir kesite sahiptir. Akarsu dar ve keskin bir V açar; buzul ise geniş tabanlı, dik yamaçlı bir U bırakır. Bir dağ vadisinin biçimine bakarak orayı bir zamanlar neyin şekillendirdiğini tahmin etmek mümkündür.

Buzul taşıdığı malzemeyi eridiği yerde bırakır. Bu döküntü yığınlarına moren denir. Morenler bazen bir vadinin ağzında doğal set oluşturur ve arkasında göl birikir. Dağ göllerinin çoğu bu şekilde doğmuştur. Ayrıca buzulun taşıdığı iri kaya blokları, çevrelerindeki kayaçlarla hiç akrabalığı olmayan yerlerde tek başlarına durur; jeologlar bu yabancı taşları izleyerek buzulun geçmişteki güzergâhını çıkarabilir.

Buzun içindeki arşiv

Buzullar yalnızca yeryüzünü şekillendirmez, aynı zamanda geçmişi kaydeder. Her yıl biriken kar tabakası, o yılın havasından küçük kabarcıklar hapseder. Kutup bölgelerindeki kalın buz örtülerinden alınan silindir örneklerde bu katmanlar üst üste okunabilir. İçlerindeki hava kabarcıkları, o dönemin atmosferinden alınmış birer örnek gibidir.

Katmanlarda başka izler de bulunur: uzak bir volkanın külü, çöl fırtınalarının taşıdığı toz, orman yangınlarının kurumu. Bunlar hem tarihlendirmeye yardımcı olur hem de geçmiş olaylar hakkında bilgi verir. Buz, sabırlı bir kayıt tutucudur ve tuttuğu kayıt binlerce yıl geriye gidebilir.

Denge her zaman kırılgandır

Bir buzulun boyu, iki basit büyüklüğün farkına bağlıdır: üst kısımda biriken kar ve alt kısımda eriyen buz. Birikim erimeyi aşarsa buzul ilerler, tersi olursa geri çekilir. Bu yüzden buzullar iklim koşullarının görünür birer göstergesi sayılır; havadaki değişimi yavaş ama net biçimde yansıtırlar.

Burada dikkat edilmesi gereken bir incelik var: bir buzulun ucunun geri çekilmesi, buzulun akmayı bıraktığı anlamına gelmez. Buz yine aşağı doğru akmaya devam eder; sadece erime, akışın getirdiğinden hızlıdır. Yani geri çekilen bir buzul hareketsiz değildir, kaybeden taraftadır. Bu ayrım, buzul gözlemlerini yorumlarken sık sık karıştırılır.

Buzulların insanlar için pratik bir önemi de var. Pek çok bölgede yaz aylarında akarsuları besleyen su, kışın biriken karın ve buzun kademeli erimesinden gelir. Yani buzul, doğal bir su deposu gibi çalışır: kışın doldurur, yazın verir. Dağların tepesindeki o hareketsiz görünen beyaz kütlenin, kilometrelerce aşağıdaki vadilerdeki hayatla doğrudan bağı vardır. Yavaşlığına aldanmamak gerekir; buzul, dünyanın en sabırlı ama en kararlı işçilerinden biridir.

Paylaş: Facebook X WhatsApp

Şaşırtıcı Bilgiler bölümünden